Mevlana Hüsameddin-i Ali-ül Bitlisi, İdrisi-i Bitlisi’nin babasıdır. Kaynaklar İdris-i Bitlisi’yi anlatırken; “Kamil Mevlana Hüsameddin Oğlu İdris-i Bitlisi” diye bahsetmektedirler. Hangi tarihte doğduğu kesin olarak bilinmemektedir. 1495 yılında Bitlis’te vefat etmiştir. Mezarı, Zeydan Mahallesi, Kureyşi Camisi arkasındaki türbededir. Bu türbenin içine girildiğinde sağ tarafta Taş Sanduka da Şeyh Tahir-i Gürgi, sol tarafta ise tek parça halinde yere yatık biçimde mermerden yapılmış Mevlana Hüsameddin’in mezarları bulunmaktadır. Şeyh Tahir-i Gürgi’nin, İdris’in dedesi ve Mevlana Hüsameddin-i Ali-ul Bitlisi’nin ise babası olduğu bazı kaynaklarda belirtilmektedir. Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’ın hizmetinde bulunmuş, bu devletin başşehri olan Diyarbakır da Uzun Hasan’ın sarayında divan katipliği yapmıştır. Daha sonra Akkoyunlu Devletinin Başşehri Diyarbakır'dan Tebriz’e taşınınca bu zat da Tebriz’e gitmiştir. Orada bir süre Molla Caminin sohbetlerine katılmış ve 1495 yılında vefat etmiştir. Bitlis Emirlerinden Abdal Han, bu zat için Zeydan Mahallesi'nde yukarıda zikredilen türbeyi yapmıştır. Mevlana Hüsameddin, alim ve fazilet sahibi bir kimse olup, daha çok Mutasavvıf olarak ün salmıştır. Çok iyi Arapça bilen bu zat, tasavvuf ve tefsir konularında bazı eserler yazmıştır. Tefsirle ilgili olarak Arapça İşaret-ül Menzili’l-Küttab isimli 2 ciltlik bir tefsiri bulunmaktadır. Bu eser Edirne de Sultan Selim Kütüphanesindedir. Şeyh Abdurezak El-Kaşâni’nin İstilahât-ı Sufiyye isimli kitabını şerh eylemiştir. Bu eserin bir nüshası, Manisa Muradiye kütüphanesindedir. Ayrıca Tebrizli Şeyh Mahmud-i Şebistari’nin Gülşen-i Râz isimli Farsça esere de şerh yazmıştır. Bu eserin bir nüshası Üsküdar’da Selimiye Kütüphanesindedir.