Ali Ekber Çiçek

1935 - ...

Ali Ekber ÇiçekErzincan’ın Ulular Köyü’nde 1935’te doğan Ali Ekber Çiçek, babasını 1939 Erzincan depreminde yitirdi. Çok küçük yaşlarda rençberlik yapmaya başlayan Çiçek, bu arada bağlama çalmayı öğrendi. İlkokuldan sonra öğrenimini sürdüremeyen Çiçek, 1961 yılında İstanbul Radyosu’na ses ve bağlama sanatçısı olarak girdi. Sanat yaşamı boyunca 400’den fazla türküyü derleyip Türk Halk Müziği’ne kazandıran Çiçek, halk müziğini geniş kitlelere ulaştırarak unutulmazlar arasına girdi.

HAKKINDA YAZILANLAR

Haydar Haydar babasız kaldı

Hürriyet 27 Nisan 2006

Türk Halk Müziği’nin yaşayan en önemli isimlerinden Ali Ekber Çiçek, 71 yaşında İstanbul’da vefat etti. Sanatçının cenazesi, bugün Balıkesir’in Edremit İlçesi’nde toprağa verilecek.

BUGÜN dillerden düşmeyen, pek çok sanatçının repertuvarına almak istediği "Haydar Haydar", "Gönül Gel Seninle Muhabbet Edelim", "Derdim Çoktur Hangisine Yanayım" gibi birçok türkü, Ali Ekber çiçek sayesinde halk müziğinin klasikleri arasına girdi. Yine klasikler arasındaki "El Vurup Yaremi İncitme Tabip" ve "Yolumuz Gurbete Düştü" gibi birçok türküyü de Ali Ekber Çiçek derledi.

Hayatı 2003 yılında "Cahilden Uzak Dur, Kemale Yakın" adlı belgesele konu olan Ali Ekber Çiçek, "Türküyle siyaset yapılmaz" diyerek, müziği siyaset aracı haline getirenleri eleştirdi. Sanatçı "Ben hiçbir zaman dini de, siyaseti de müziğime alet etmedim. Hiçbir insanı ayırmadım. Bize böyle öğretildi, biz böyle bildik" görüşündeydi.

Çiçek, Türk Halk Müziği’nin bugününü değerlendirirken geçmişte üretilen eserlere saygı gösterilmediğinden yakınırdı. Çiçek, bir röportajında "Türk Halk Müziği tekrar popüler oldu, ancak ben bu gelişmeyi hazırcılığa bağlıyorum. Şimdi şöhret olmuş kişiler benim 40-50 yıl önce yazdığım parçalardaki ezgilerin üzerine güfte yapıp söylüyorlar. Bir de bu okuduğum parçalarda leyleği kuşa çevirerek okuyorlar" demişti.

Çiçek tarafından derlenen türküler

Bir Güzeli Methedeyim

Çoktan Beri Yollarını Gözlerim

El Vurup Yaremi İncitme Tabib

Gönül Gel Varalım Gülşen bağına

Şepke’nin Kavakları

Yolumuz Gurbete Düştü

Çiçek’ten derlenen türküler

Ondört Bin Yıl Gezdim Pervanelikte(Haydar Haydar)

Böyle İkrarınan Böyle Yolunan

Bunca Olan Emeğimi

Derdim Çoktur Hangisine Yanayım

Ey Erenler Akıl Fikir Eyleyin

Gönül Gel Seninle Muhabbet Edelim

Gurbet Elde Bir Hal Geldi Başıma

Gurbet Elde Yadellerin Derdini

Gül Yüzlü Sevdiğim

Hazin Hazin Esen Seher Yelleri

İsmini Sevdiğim Saadetli Dostum

Nasıl Yar Diyeyim Ben Böyle Yare

- - - - - - - -

Farklı bir kaynaktan derlenen biyografisi:

1935 yılında Erzincan'da doğan Ali Ekber Çiçek, babasını 1939 Erzincan depreminde yitirdi ve küçük yaşlarda rençberlik yapmaya başladı. Bu arada bağlamayı öğrendi ve cem toplantılarında kulağı Alevi deyişleri ve ezgileriyle doldu. İlkokul öğreniminden sonra maddi olanaksızlıklar sonucu öğrenimini sürdüremedi, ancak ağır yaşam şartlarına karşın müzikten hiç kopmadı.

Müzik aşkı ağır basınca İstanbul'a göç etti ve halk müziğinin önemli isimleriyle tanıştı. Askerden sonra TRT'nin açtığı sınavı kazanarak, Muzaffer Sarısözen döneminde TRT Ankara Radyosu'na ve Yurttan Sesler Korosu'na girdi. 35 yılı aşkın bir sürede 400'den fazla türküyü derleyerek geniş kitlelere ulaştırdı.

TRT arşivlerinde 54 kaseti bulunan Ali Ekber Çiçek'in ülkemizdeki bütün türkücüler tarafından derlemeleri söylenmektedir. TRT'den emekli olan sanatçı halen birçok ülkede konserler ve üniversitelerdeki sohbetler aracılığıyla bu toprakların sanatını dünyaya taşımaya çabalıyor. 2003 yılının başlarında TRT Belgesel Programlar Müdürlüğü tarafından Ali Ekber Çiçek'in hayatını anlatan "Cahilden Uzak Dur, Kemale Yakın" isimli belgesel çekilmiştir.

Türk Halk Müziği sanatçısı Ali Ekber Çiçek 26.04.2006 tarihinde İstanbul'da vefat etti.

Ali Ekber Çiçek'ten derlenen bazı türküler :

Böyle İkrarınan Böyle Yolunan

Bunca Olan Emeğimi

Derdim Çoktur Hangisine Yanayım

Ey Erenler Akıl Fikir Eyleyin

Gönül Gel Seninle Muhabbet Edelim

Gurbet Elde Bir Hal Geldi Başıma

Gurbet Elde Yadellerin Derdini

Gül Yüzlü Sevdiğim

Hazin Hazin Esen Seher Yelleri

İsmini Sevdiğim Saadetli Dostum

Nasıl Yar Diyeyim Ben Böyle Yare

Ondört Bin Yıl Gezdim Pervanelikte(Haydar Haydar)

Ali Ekber Çiçek tarafından derlenen bazı türküler :

Bir güzeli methedeyim

Çoktan Beri Yollarını Gözlerim

El Vurup Yaremi İncitme Tabib

Gönül gel varalım gülşen bağına

Şepke'nin Kavakları

Yolumuz Gurbete Düştü

- - - - - - - -

SON RÖPORTAJI

Türk Halk Müziği’nin önemli isimlerinden, bugün yaşamını yitiren Ali Ekber Çiçek, son ropörtajlarından birini AA muhabiri ile yapmış, genç türkücülere, eserlerin özgünlüğünü bozdukları için sitem etmişti.

Ali Ekber Çiçek, geçen yılın kasım ayı sonunda şeker hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü sırada AA muhabiri Serkan Taşkın’ın sorularını yanıtlamış, görüşlerini dile getirmişti.

AA’nın 26 Kasım 2005 tarihinde yayınladığı "Ali Ekber Çiçek’ten Genç Türkücülere Sitem" başlıklı haberi şöyleydi:

"Ömrünün neredeyse tamamını Türk Halk Müziği’yle içiçe geçirmiş, yıllar önce derlediği ve kendisinden derlenen eserlerin halk müziğinin klasik örnekleri arasında yer bulduğu bir isim olan Ali Ekber Çiçek, şu sıralar şeker hastalığı nedeniyle tedavi görüyor.

Zaman zaman konserlere çıkabilen 70 yaşındaki sanatçı, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Çiçek, Türk Halk Müziği’nin bugününü değerlendirirken, geçmişte üretilen eserlere saygı gösterilmediğinden yakındı.

Çiçek, ’Türk Halk Müziği tekrar popüler oldu ancak ben bu gelişmeyi hazırcılığa bağlıyorum. Şimdi şöhret olmuş kişiler benim 40-50 yıl önce yazdığım parçalardaki ezgilerin üzerine güfte yapıp söylüyorlar. Bir de bu okuduğum parçalarda leyleği kuşa çevirerek okuyorlar’ dedi.

Kendini kanıtlamış ve halk nazarında kabul görmüş eserlere yeniden yorum eklemeye gerek olmadığını belirten sanatçı şöyle konuştu:

’Ali Ekber Çiçek nasıl çalıp okuyorsa gençler ve ondan sonra gelenlerin de öyle okuması gerekiyor. Bu tavrı yakalamaları gerekiyor.

Parçalarımdaki yorum zaten içinde vardır. Tekrardan o parçalara yorum eklemeye gerek yok.

Hazırcılığa alışmışlar. Ben gençlere çok değerli bir miras bıraktım. O eser asla aslını inkar etmemeli. Yorum üzerine yorum katılmamalı. Her şey aslına bağlı olarak tabiatıyla birlikte yaşatılmalı. Ben 60 yıldır bu parçaları yapıp gençliğin önüne serdim ki onlara sağlam bir doküman bırakalım. Şimdi onlar bu müziğin aslını inkar ederse, ben buna gücenirim. Yozgat Sürmelisi’ne sen nasıl yorum katarsın? Bu parça için Nida Tüfekçi 10 sene çalışmış, Haydar’a nasıl yorum katabilirsin? Bu parçada ben 3 sene çalışmışım. Bu parçalara yorum katılmasından çok rahatsız oluyorum.

Biz geleneklerimizi nasıl koruyacağız. Gelenekler aslıyla birlikte korunur. Bu insanlar kendileri çalışıp bir şey üretmiyor, hazırı da bozuyorlar. Bu insanlar piyasanın en kariyerli kişileri.

Bunların işleri güçleri ticaret. Amaçları ceplerini doldurmak. Böyle şey olmaz. Ama bu insanlar hazırcılığa alıştığı gibi bir de bizim ürettiğimiz türkülerin üzerine, sanki çok iyi bir şey biliyormuş gibi, yorum katıyorlar.’ ’Türküyle siyaset yapılmaz’ diyerek, müziği siyaset aracı haline getirenleri de eleştiren Çiçek, bunu sahtekarlık olarak nitelendirerek, ’Ben hiçbir zaman dini de siyaseti de müziğime alet etmedim. Hiçbir insanı ayırmadım. Bize böyle öğretildi, biz böyle bildik’ görüşünü dile getirdi."