Basiretçi Ali

1845 - 1910

1845 doğdu.Enderundan yetiştiği halde sarayda görev almadı.1869-1878 yılları arasında Basiret gazetesini (2376 sayı) çıkardı.Bu nedenle "Basiretçi" adı ile tanındı.1870 yılında Almanya-Fransa savaşında Almanları tutan yazılar yazdığı için savaştan sonra 1871 yılında Bismarck tarafından Berlin'e davet edildi.Berlin'den para ve matbaa makinası ile İstanbul'a döndü.1878 yılında Ali Suavi'nin bir yazısından dolayı Basiret gazetesi kapatılarak Ali Efendi sürgüne gönderildi.1878-1908 yılları arasında Suriye ilçelerinde 30 yıl kaymakamlık yaptı.1908 yılında II.Meşrutiyet'in ilanı üzerineizinsiz olarak İstanbul'a döndü.Basiret gazetesini tekrar çıkardı ise de gazete çok kısa ömürlü oldu.1910 yılında 65 yaşında iken İstanbul'da vefat etti.

Kaynak :Osmanlı Tarihi Yazarları M.Orhan Bayrak İstanbul 1982 sf.62-63

ESERLERİ

1.İstanbul'da Yarım Asırlık Vekayi-i Mühimme

Basiretçi Ali Efendi

Kitabevi Yayınları

Hatıralar, tarihi hadiseleri olduğu gibi nakleden eserler değildir ancak Türk siyasi tarihini muhakeme ederken hadiselerin mümkün olduğu kadar vuzuha kavuşabilmesi, büyük ölçüde onların şehadetine bağlıdır. Bununla beraber Türk edebiyatı açısından da vazgeçilmez birer kaynak olan hatıralar, edebiyatçıların yetiştiği ortamların siyasi, sosyal ve kültürel zeminini bütün cepheleriyle tesbit edebilmek ve onların meydana getirdiği edebi eserlere ve akımlara tam manasıyla vakıf olabilmek bakımından da büyük bir öneme sahiptir. Bu düşünceden hareketle, 1866'dan başlayarak 1908'e kadar devam eden yaklaşık yarım asırlık bir devreye, zaman zaman hissi de olsa ışık tutan ve XIX. asrın ikinci yarısında devrin en tesirli yayın organı olan Basiret gazetesinin sahibi Ali Efendi'nin kaleme aldığı bu eseri, üzerinde biraz çalışarak hem orijinal dili ve üslubuyla hem de sadeleştirerek günümüz okuyucusuna

kazandırmaya çalıştık. Ali Efendi'nin bizzat yaşadığı veya şahit olduğu hadiseleri akıcı ve sade bir üslupla anlatan bu eser, gerçekte, Sultan Abdülaziz, V. Murat ve II. Abdülhamid devrinde meydana gelen ve Osmanlı Devleti'ni alabora eden siyasi ve sosyal çalkantıların acı bir hikayesidir.