Edward Taşçi

... - ...

Edward Taşçı Türk-Ermeni Dostluk Derneği Başkanı. ABD'de yaşayan Edward Taşçı, açtığı sergilerle Ermeniler'in soykırım görmediğini anlatmaya çalıştı. Edward Taşçı'nın, ilkini 1998'de Ankara'da düzenlediği 'Bir Amerikalı'nın Türkiye Sevgisi' adlı resim ve tarihi döküman sergisi, İstanbul'da 1999 yılı Mart ayında açılan sergisinde konuşan Edward Taşçı, Ermeni ve Süryani asıllıların Türk dostu olduklarını, ABD'deki Ermeni cemaatinin ise Türk düşmanlığına devam ettiğini söyledi. Osmanlı döneminde Süryani ve Ermeniler'in 'soykırım' görmediğini, ancak buna rağmen Türk düşmanlığının çocukluktan itibaren Ermeniler tarafından beyinlere kazındığını anlatan Taşçı, ABD'de doğmuş ve büyümüş olmasına rağmen Türk sevgisiyle dolu olduğunu, bu sebeple ABD'de Ermeni cemaatler tarafından tenkit edildiğini söyledi. Taşçı'nın sergisinin açılışına, dönemnin kültür bakanı İstemihan Talay ve müsteşarı da katılmıştı.

Kaynak:Ermeni Portreleri Hüdavendigar Onur Burak Yayınları İstanbul 2000

HAKKINDA YAZILANLAR

Ermeni asıllı Türk dostu Edward Taşçı hayatını kaybetti

Milliyet 23 Haziran 2005

Hayatı boyunca Ermeni soykırım iddialarına karşı hep Türklerin yanında yer alan Ermeni asıllı Türk dostu Edward Taşçı, mart ayından bu yana yoğun bakımda bulunduğu New York’taki hastanede dün akşam hayatını kaybetti.

İki böbreği de çalışmayan 72 yaşındaki Taşçı, yaklaşık üç ay önce aniden fenalaşınca Long Island Jewish Medical Center’a kaldırılmış ve komaya girdiği için bu hastanede yoğun bakıma alınmıştı. Hastaneye kaldırıldığından bu yana yoğun bakımda bulunan Taşçı, New York ve çevresinde bulunan Türkler tarafından sürekli olarak ziyaret ediliyordu.

Taşçı’nın yakınlarından edinilen bilgiye göre, yarın sabah cenaze evine konarak sevenleri tarafından ziyaret edilecek olan Taşçı için, 25 Haziran Cumartesi günü New Jersey Teaneck’teki Saint Marks Süryani Kilisesi’nde dini tören düzenlenecek. Taşçı, aynı gün kendi vasiyeti doğrultusunda yine New Jersey’deki Karaçay Türklerine ait mezarlığa defnedilecek.

Son 20 yıldır Türk-Amerikan Dernekleri Federasyonu’nun (TADF) halkla ilişkilerinden sorumlu olan Taşçı, Osmanlı Ermenisi bir anne-babanın oğlu olarak Amerika’da dünyaya geldi. Bütün yaşamı Amerika’da geçmesine rağmen kendi gayretleriyle Türkçe öğrenen Taşçı, "vatanım" dediği Türkiye ve Türk kültürü sevgisiyle tanınıyor. Başta Ermeni lobileri olmak üzere, ABD’de Türkiye’yi karalamaya çalışan tüm gruplara karşı hep Türk tezlerini savunan Taşçı, özel hayatının her kesimine de Türkiye ve Türklük sevgisinin izlerini taşımakla biliniyordu. Otomobilinin plakasını bile "Vatan" olarak seçen Taşçı, sürekli olarak ay-yıldız kolye takıyordu. Her yıl hiç aksatmaksızın New York’ta yapılan Türk yürüyüşüne katılarak, büyük bir Türk Bayrağı taşıyan Taşçı, mektuplarını, üzerinde "Bana Türk dostu derler" yazısı bulunan bir mühürle imzalıyordu. New York’un Queens semtinde bulunan evini, Topkapı Sarayı’nın minyatürü şeklinde inşa eden Taşçı, bu evi yine Osmanlı esintileri taşıyan sayısız eşyayla süslemişti. Taşçı, paha biçilmez Türk sanat eserleri koleksiyonlarının yanı sıra geniş bir Türkçe taş plak koleksiyonuna sahip bulunuyordu. Hayatı boyunca Ermeni iddialarına karşı, bu iddialara destek veren Amerikalı politikacı, bilimadamı, şirket, medya organı, öğretmen ve din adamlarına binlerce mektup yazan Taşçı, 1960’lardan bu yana New York’ta ve Washington’da görev yapan tüm Türk diplomatları tarafından saygı gösterilen bir isim haline gelmişti. Gerçek bir Türk dostu olan Taşçı, son olarak, "Bana Türk Dostu Derler-Ermeni İddiaları, Gerçek Söylenmeli" adlı, Ermeni soykırım iddialarına cevap teşkil eden bir kitap yazmıştı. Kitabın yeni baskısı mayıs ayında tamamlanarak dağıtımı yapılmıştı.

Amerika’dan bir Ermeni sesi

Amerika Mektubu

Ayşe Göktürk Tunceroğlu atunceroglu@tg.com.tr

Türkiye 25 Nisan 2005

Yirmi küsur yıldır Amerika’da tertiplediğimiz hemen her açık hava toplantısında ve yürüyüşlerde elinde Türk bayrağı ile, her salon toplantımızda boynunda ay yıldızlı kolyesi ile hazır olan bir Ermeni dostumuz vardır: Edward Tashji. Kartvizitinde “Bana Türk dostu derler” yazar. Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu’nun demirbaşlarındandır. Yıllardır Ermeni meselesinde Amerikan makamları nezdinde giriştiğimiz bütün faaliyetlerde en önde hep o vardı. Türkleri ilgilendiren her faaliyette hep o vardı. Bir keresinde Rauf Denktaş’ı Kennedy Havaalanında karşılarken, en önde elinde Türk bayrağı ile yine o vardı. New York’taki evi, kendi evim dahil, burada tanıdığım hiçbir Türk’ün evinde görmediğim kadar ince bir hassasiyetle tepeden tırnağa Osmanlı-Türk evi olarak dekore edilmiştir. Yıllar önce ilk defa bizi buyur ettiğinde darbuka ile bir oyun havası çalarak karşılamıştı.

Edward Taşçı (Türkiye topraklarından ve Türkçe’den gelen soyadını aslı gibi yazabiliriz), Balıkesir’de doğup büyümüş bir Ermeni anne ve Urfa’da doğup büyümüş Süryanî bir babadan Amerika’da dünyaya gelmiş. Eşi Mary Taşçı da Ermeni asıllı bir Amerikalı. Edward Taşçı’nın Türkiye ve Türklere olan yakınlığı anne babasından dinlediği anılardan kaynaklanmaktadır. Türkçe’yi ailesinden öğrenmiştir. Onlardan hem Türkçe’yi, hem zamanın Türkiye’sinde olup biten olayları öğrenmiştir. Bugüne kadar elindeki belge ve malzemelerle birçok sergi açtı. 1998’de Ankara Millî Kütüphâne’de açtığı sergiyi hatırlayanlarınız olacaktır.

Geçen hafta, sayın Edward Taşçı’nın bir kitabı piyasaya çıktı. Ermeni Soykırımı iddialarına cevap teşkil edecek, hakikî bir hayat hikâyesi olan”Armenian Allegations-The Truth Must Be Told=Ermeni İddiaları-Gerçekler Söylenmelidir” adlı bir kitap. Kitap bundan böyle Ermeni soykırımı iddialarına cevap teşkil edecek eserlerden biridir ve böyle bir hatıra kitabının Ermeni asıllı bir Amerikalı tarafından yazılması şüphe yok ki son derece önemlidir. New York merkezli Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu’nun gayretiyle basılan kitap bugünlerde Amerikan Kongresi üyelerine, mahallî yöneticilere, lobicilere, tarihçilere postalanmaktadır.

Kitaptan öğrendiğimize göre... Edward Taşçı’nın annesi Ermeni tehcir hareketi esnasında genç bir kız... Balıkesir’den alınıp Kilis’e gönderilir, Kilis’te faaliyetine devam etmekte olan Ermeni Kilisesi’nde misafir edilir, daha sonra kilise tarafından Kilis’te yaşayan Ermeni ailelerden birine teslim edilir, genç kız yeni ailesi ile kaynaşır. Derken bir gün tesadüfen tanıştığı bir Osmanlı zabiti ile orada evlenir, bu zabit Edward’ın babasıdır. Aile daha sonra Amerika’ya göçer. Hikâye devam eder... Bu kadar bilgi ile iktifa edelim şimdilik. Kitabın Türkçe’ye çevrilmesini ve Türk okuyucuların da Amerika’dan yükselen Türkiye sevdalısı bu Ermeni sesini duymalarını arzu ederim.

Ne yazık ki Edward Bey bugünlerde hastahânede, yoğun bakımda. Kendisine âcil şifalar diliyoruz.