Mefküre Mollova

... - ...

Bulgaristan Türk Edebiyatı

1927 yılında Hacıoğlupazarcığı'nda Dobriç'te doğdu. İlk ve orta öğrenimini doğduğu şehirde gördükten sonra Varna'da Fransız kolejinde okudu. Sofya Üniversitesi'nin Fransız Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalından mezun oldu. Bir süre memurluk yaptı, "Eylülcü Çocuk" gazetesinde çalıştı. 1954/55 eğitim-öğretim yılından başlayarak 1960 yılının sonuna kadar Sofya Üniversitesi'nin Türkoloji Anabilim Dalında asistanlık yaptı. Çağdaş Türk Dili ve Türk diyalektolojisi dersleri verdi.

Sofya Üniversitesi'ni Türklerden arındırma politikası Mefkure Mollova'yı da gözden kaçırmadı. 1960 yılında Türkolojiden uzaklaştırıldı. Mefkure Mollova, herşeye rağmen, bilimsel araştırmalarım sürdürdü. Bulgaristan Türkleri'nin ağız özellikleri, araştırma konularının esasını oluşturdu.

1989 yaz ajdarında Fransa'ya göç etti. Halen Paris'te oturmaktadır. Mefkure Mollova şiir alanında da başarılı oldu. "Barış" başlıklı ilk şiiri 1949'da "Yeni Işık" gazetesinde basıldı. 1964 yılında "Şiirler"i yayımladı.Şiirlerinde bir içtenlik, bir lirizm var. Sanattaki başarısı ne olursa olsun, Mefkure Mollova her şeyden önce Bulgaristan Türkleri'nin kültür tarihinde bir araştırmacı, bir dilci olarak yerini almaktadır.

ŞİİRLERİ

KÜÇÜK DÜNYAM

(İbrahim Tutarlı, Antoloji, 1964, sf; 144)

Kalbim o kadar engin ki,

bütün cihanı kaplayacak.

Kalbim o kadar minicik ki,

bir tek sevgiden çatlayacak.

ZENCİNİN SESİ

(İbrahim Tatarh, Antoloji, 1964, sf; 145)

Yol verin bize,

yol verin yool!...

Biz de çiğnemek istiyoruz

şu toprağı hür ve bahtiyar,

içimizde bir dudak gülüş bir

lokmacık yaşamak arzusu var.

EH DÜNYA

(İbrahim Tatarh, sf; 145)

Eh! dünya dünya

çıldırtıyorsun sen insanı.

Her dakikan başka

Her an sancılar içinde.

Ne doğuracaksın bize

yarın bakayım

güneşler içinde?

FRAGMANLAR

(İbrahim Tatarh, Antoloji, 1964, sf; 148)

Ben o kadar mesut

o kadar mesut

olmak isterdim ki.

Göğe yazayım onu Ümmi

dünya okusun!

Dökülüversem önüne

bir ışık olup

mavi mavi,

Toplayıp alır mısm

beni?

Kıpırdama içim

uslu dur

Elbette bir gün gelir de

İki sıcak el seni uyutur.

Başım dönüyor...

Uzun bir beklemekten Bir

ışık olup titremekten sonra O

karşımda duruyor. ,

x

Balkanlar’da Türk Şiiri - Balkan Türklerinin Kimlik Destanı

Suat Engüllü

1.Karşıyaka Şiir Kurultayı

19-21 Mart 2004/ İzmir

http://www.makturk.com

Sofya Üniversitesi Filoloji Fakültesi mezunu olan Mefküre Mollova, Bulgaristan Türk şiirinde ilk kadın şair olarak karşımıza çıkmaktadır. Şiirleri, uzun süre sadece dergi ve gazetelerde yayımlandı. İlk ve tek şiir kitabı “Şiirler”, 1964’te basıldı. Siyasî nedenlerle işten atıldı. Kendini Türk dili alanında yaptığı çalışmalara verdi.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan Bulgaristan Halk Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında, Selim Bilâl, Mülâzim Çavuş, Osman Sungur gibi şairler, Bulgaristan Türk şiiri geleneğini sürdürmeye devam etmişlerdir. Ancak 1950-51 göçünün, her şeyi alt üst ettiği malûmdur. Buna rağmen, Bulgaristan’da kalabalık bir Türk toplumunun olması, kısa sürede yeni şairlerin yetişmesini sağlamıştır. Bu genç ve yetenekli şairler, bura Türk şiirinin gelişimine büyük bir hız kazandırmışlardır. Selim Bilâl, Mehmet Çavuş, Mefküre Mollova, Lâtif Ali, Hasan Karahüseyin, İsmail Çavuş, Arzu Tahirova bu misyonu gerçekleştiren değerli şairlerden birkaçıdır sadece.