Muhsin İlyas Subaşı

1942’de Şarkışla’da doğdu. İlköğretimini burada orta ve lise öğrenimini Kayseri İmam-Hatip Okulunda tamamladı. Yüksek İslâm Enstitüsü’nü bitirdikten sonra çeşitli liselerde öğretmenlik yaptıktan sonra emekli oldu. Emeklilikten sonra bir bölge televizyonunun Genel Müdürlüğü ile bir ulusal ajansın Bölge Müdürlüğünü yürüttü.

Subaşı, öğrenci iken başladığı yazı hayatını aksatmadan sürdürdü. İmam-Hatip lisesi birinci sınıfta iken bir yerel gazeteyi yönetti. İlk şiiri 1961’de Tercüman Gazetesi’nde yayımlandı. Edebi nitelikli şiirleri 1965’ten itibaren Hareket ve Türk Yurdu dergilerinde yer aldı. Çalışmaları, daha sonra, Hisar, Milli Kültür, Töre, Türk Edebiyatı, Küçük Dergi, Erciyes,. dergilerinde yayımlandı. 1979-81 yılları arasında Küçük Dergi’yi çıkardı. Edebiyat ve Basın dalında çok sayıda ödül aldı. Çeşitli uluslararası toplantılarda ülkemizi temsil etti.

Eserleri:

Şiir: Vuslat Türküsü, Aydınlığın Gözleri, Sevgi Donanması, Bu Yüreğin Ülkesinde, Deryâdil, Sevdakâr, Bir Sır Gibi.

Roman: Ahtapot, Güneşe Uçan Kelebek, Aşkta Yanan Dede, Ben Onurumu Çiğnetmem.

İnceleme: Dünden Bugüne Kayseri, Kayseri’nin Mânevî Mimarları, Taşla Konuşan Deha, Bu Şehrin Hikâyesi, Ağırnaslı Sinan.

SEN ZÜLEYHA MISIN

Sen Züleyhâ mısın bu gece;

Yapıştın gözuçlarıma Yusuf diye?

Halbuki gönül kuyuma gömülüyüm,

Yakubum olsan da çıkmam oradan,

Ben, nice Züleyhâ'nın gülüyüm...

Sen Züleyhâ mısın bu gece?

Rüyâlarıma ses ve ışık kattın.

Halbuki zindandaydı hülyâlarım,

Kervanlardan kiralamıştım onu,

Hasretinle gözlerimi kanattın...

Sen Züleyhâ mısın bu gece?

Kuyudan, kervandan, zindandan geçtim,

Kaç göz bıçak kesildi,

Kaç yürek ateş oldu?

Yırtılan gömleğimi getirdin ortaya,

Kanım Yakubuma gömleğim sana kaldı..

Sen Züleyhâ olarak kal her gece,

Ben Yusuf'tan da ötedeyim şimdi.

Bir başka sevdâya türkü söylerim,

Kaç Yusuf güzelliğinden geçtim bilsen,

Kendi Züleyhâma giderim...