Safiye Ayla

1907 - 1998

Safiye AylaCumhuriyet döneminin en tanınmış kadın yorumcularındandır. İstanbul'da doğdu. Bursa kız Muallim Mektebi'ni bitirdi. Müziğe küçük yaşta piyano çalarak başladı. Önce besteci rebabi Mustafa Sunar'dan, sonar Yesari Asım Arsoy, Sadettin Kaynak, Selahattin Pınar, Udi Nevras, Mesut Cemil, Refik Fersan gibi müzikçilerden yararlandı. İlk kez 1931'de, Darüttalim-i Musiki Heyeti'nin konserlerinde sahneye çıktı. İstanbul, Ankara radyoları ile İstanbul Konservatuarı İcra Heyeti'nde çalıştı. Uzun yılar gazinolarda şarkı söyledi. Mustafa Kemal Atatürk'te onu dinlemkten çok hoşlanır, yapılan toplantılarda ona sık sık sevdiği şarkıları söyletirdi. Özel solo konserler de verdi, pek çok plak doldurdu. Sesini geniş dinleyici kitlelerine duyurabilen kadın okuyucuların en ünlüsü olan Safiye Ayla, udi ve besteci Şerif Muhittin Targan'la evliydi.

Kendinden önceki ve kendi dönemindeki öbür kadın okuyucularınkinden ayrı, kendine özgü bir okuyuş tarzı vardı. Okuyuşuna yansıyan Batı müziği beğenisi bu tavrın belirgin bir özeliğidir. Ölçüye uyarak, iyi bir diksiyonla, düzgün, aynı zamanda da coşkun, çekici bir tavırla okurdu. Sesindeki pürüzsüz akış en tiz perdelerde bile kaybolmazdı. Zamanın gözde şarkılarıyla fantezilerini olduğu kadar, Rumeli Türküleriyle klasik örnekleri de içine alan repertuarlarıyla geniş bir dinleyici kesimince çok sevilmiş, beğenilmiştir.

HAKKINDA YAZILANLAR

1.Musalladan Şöhrete Safiye Ayla

Nalan Seçkin

Bilgi Yayınevi

“Gazeteci Nalan Seçkin, mesleğinin son otuz yılını özellikle yakın tarihimizi araştırmakla geçirdi. Cumhuriyet, Hürriyet, Milliyet, (eski) Güneş ve Günaydın gazetelerinde yayımlanan yazıları büyük ilgi topladı. "İlk Meclis'ten Kalanlar" ve "Ajans Haberleri" adlı kitapların yazarı Seçkin, üçü "Yılın Gazetecisi" olmak üzere 20'yi aşkın "Gazetecilik Başarı Ödülü" sahibi. Cumhuriyet tarihimizin 75 yılına Türk Sanat Musıkisi dalında damgasını vuran Safiye Abla, 90 yıllık yaşamında yapayalnızlığın acısını yüreğinin orta yerinde sürekli taşımasına karşın, acıyı bal eylemeyi hep başardı...”

- - - - - - - -

Farklı bir kaynaktan derlenen biyografisi:

13 Eylül 1907yılında İstanbul'da doğdu. Cumhuriyet döneminin en tanınmış kadın yorumcularındandır.

Müziğe küçük yaşta piyano çalarak başladı. Bursa Kız Muallim Mektebi'ni bitirdi ve Beyoğlu'nda ilkokul öğretmenliğine atandı.

Eyyubi Mustafa Sunar'dan müzik dersleri alan Ayla, Darüttalim Musiki Heyeti'nin konserlerine katıldıktan bir süre sonra öğretmenlikten ayrıldı ve gazinolarda çalışmaya başladı.

1932'de İstanbul Vali Muavini Nuri Bey'in evinde verilen bir davette, Atatürk'ün huzurunda ilk kez şarkı söyledi ve en beğendiği seslerden biri oldu.

1950'de besteci Şeref Muhittin Targan ile evlendi. Açılışından itibaren İstanbul Radyosu olmak üzere Türkiye radyolarında sayısız konser verdi, 500'den fazla plak doldurdu. Büyük beğeni toplayan sesiyle ünü yurt sınırlarını aştı.

Sesini geniş dinleyici kitlelerine duyurabilen kadın okuyucuların en ünlüsü olan Safiye Ayla'nın dönemin diğer kadın okuyucularınkinden ayrı, kendine özgü bir okuyuş tarzı vardı. Okuyuşuna yansıyan Batı müziği beğenisi bu tavrın belirgin bir özelliğidir.

Ölçüye uyarak, iyi bir diksiyonla, düzgün, aynı zamanda da coşkun, çekici bir tavırla okurdu. Sesindeki pürüzsüz akış en tiz perdelerde bile kaybolmazdı.

Zamanın gözde şarkılarıyla fantezilerini olduğu kadar, Rumeli türküleriyle klasik örnekleri de içine alan repertuvarlarıyla geniş bir dinleyici kesimince çok sevilmiş, beğenilmişti.

"Seninle doğan gündür bu gönül" ve "Aşk yaprağına konarak koza öresim gelir" adlı iki de bestesi bulunan Safiye Ayla, 1942'de Rey kardeşlerin "Alabanda" revüsünde Kraliçe Mimoza rolündeki başarısıyla yetenekli bir oyuncu olduğunu da kanıtladı.

Safiye Ayla Mustafa Kemal Atatürk'ün en sevdiği sanatçıdır. Safiye Aylanın Mustafa Kemal Paşa adına düzenlediği konserde " Anam Olasın Ömer " adlı şarkısını okumuş ve Paşa büyük bir hayranlıkla tekrar tekrar okumasını söylemiş. Konser sonunda Mustafa Kemal Atatürk, Safiye Ayla'nın yanına gelerek : " Safiye çok teşekkür ederim, çok güzel yorumladın".der ve sonra ekler : " Bu türküyü bir operada söylemeni çok isterim. Bunu başarırsan, beni gerçekten çok mutlu edersin." der. Safiye Ayla heryere başvuru yapar bir operada bu türküyü icraa edebilecek tek yer bulamaz ve Ulu Önder'in bu vasiyetini yerine getiremeden vefat eder.