Şeref Oğuz

1955 - ...

Doğum, 1955 Trabzon.

İlk orta ve lise Trabzon'da..

1971 gazeteciliğe başlama. İlk gazete, Babiali’de Sabah..

Aynı yıl Marmara Üniversitesi Maliye Muhasebe’ye giriş.

1975'te İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi.

1980'de aynı üniversitede yüksek lisans. İstatistik, Ekonomi, Sosyal Siyaset disiplinleri.

1983'de Ekonomi Doktoru.

Mesleğe 6 ay ara verip Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde yardımcı doçentlik.

1984 mesleğe dönüş ve Tercüman Gazetesi Ekonomi Yenetmenliği.

1986 - 1987 Londra mesleki ingilizce ve iletişim.

1989 Günaydın Gazetesi bölge gazeteleri yayın sorumluluğu.

1990 Meydan Gazetesi Ekonomi Yönetmenliği.

1994 Milliyet Gazetesi Ekonomi Yönetmenliği.

Halen bu gazetede yönetmen ve köşe yazarlığı...

10 yıldan buyana bilgi ekonomisi üzerine araştırmalar.

Intenet Society üyesi..

Dünyanın ilk sanal mitingi, 1996 Haziran...

Son 2 yıldır bilgisayar destekli eğitim için geliştirdiği “Her Okula Internet” projesine yoğunlaşma.

Dünyadaki pek çok projeye danışmanlık.

Evli, 2 çocuk (Mustafa 15, Cemil 11) babası.

YORUM YORUM YORUM

WEB VERGİSİ

Şeref Oğuz

haberturk.com 5 Haziran 2001

İnternet'in temsil ettiği sanal dünyada tek sorun, RTÜK Tasarısı benzeri girişimlerle sınırlı değil. Her siteye bir polis dikme gayretlerinin bir sonraki aşamasında, her siteye bir defterdar tayini de var. Ticaretin dördüncü yolu saydığımız Elektronik ticaret, daha ne kadar vergi dışı kalacak? Galiba "daha fazla" değil. Zira ulus devleti var eden kurumlardan sayılan vergi, topraksız kıta için de kaçınılmaz. Topraksız kıta dediğimiz İnternet'in temsil ettiği sanal ortam.

"İki şeyden kaçılmaz..." der sahibi mechul bir söz; "Ölümden ve vergiden." Geçen yıl yaşanan Nasdaq krizine rağmen ticaret hacminin 1 trilyon doları zorladığı bu alanda vergi bağışıklığına daha uzun süre göz yumulması, zaten düşünülemezdi. Ancak sorun, bu verginin nasıl tahakkuk ettirileceği, daha da zoru, nasıl tahsil edileceğidir.

Başta ABD hükümeti olmak üzere pek çok devlet, her geçen gün katlanarak büyüyen elektronik ticareti nasıl vergilendireceğini düşünüyor. Bulunan bazı yöntemler, derhal uygulamaya sokuluyor ancak başarı sağlanamıyor. Türkiye'de ise kümesteki kazlarını yolmakla maruf Maliye, kayıtdışı ekonomiyi halletmişçesine, yıl içinde bir ara ilgisini WEB Vergisi'ne çevirmişti. Sonra böyle bir çalışma olduğu reddedildi ancak bu konuda hala bazı tasarı ve tasarımların varlığını biliyoruz. Şimdiki gerekçe de e-Avrupa ile sanal uyum çerçevesinde yürüyor. Çok yakın gelecekte bir sabah, tıpkı RTÜK'ün meşhur 27. maddesi gibi bir tasarıyı, örneğin Vergi Reformu taslağının bir yerinde karşımıza çıkmış bulabiliriz.

Elektronik ticareti vergilendirmek, sanıldığı kadar kolay değil. Zira bu ticaretin gerçekleşme tarzında temelden farklı olan yaklaşımlar var.

Vergi sistemleri, "ulus devlet" paradigmasıyla yaratılmıştır. Mekana ve zamana bağlıdır. Belki de en dramatik yönü, belge-bilgi sistemine bağlıdır. Neticede vergisi almak için vergiye konu olan işlemin yapıldığı mekana ihtiyacınız vardır. Elektronik ticarette böyle bir mekan "genelde" yoktur. Mekandan bağımsızlık zaten elektronik ticaretin en belirgin özelliğidir.

Vergi, çağlar boyunca oluşan geleneğı gereği, zaman kavramına sıkı sıkı bağlıdır. Mali yıl sonu kavramı buradan doğmuştur. Ancak elektronik ticarette, üzerinde güneş batmayan, mevsim veya mali yıl gibi parangaları olmayan bir zaman anlayışı hakimdir.

Belge ise çok farklı anlamlar üstlenmiştir artık. Kağıt temelli vergilendirme, kağıtsız (sanal) ortamda nasıl tecelli edecektir? Bir benzetme yaparsak, vergi uzmanı ya da maliye müfettişi, matrahı belirleyeceği belgeler ortada mevcut değilken, hangi vergiyi salacak, daha da önemlisi, bunu nasıl tahsil edecektir. Ozetle iki temel vergiden Kurumlar Vergisi mekana, Gelir Vergisi zamana bağlıdır. Ancak gel gör ki mekansız zamansız sanal ekonomide, yeryüzü davranış kalıplarıyla vergi koyma gayreti, hem trajik hem de komik geliyor kulağımıza...

Bir başka sorun, vergi oranları tesbitinde yaşanıyor. Sanal işlemlerin (virtual transactions) hangisine, hangi oranı uygulayacağız? Ya da yeryüzü vergilendirmesindeki oranlar, örneğin KDV oranları, gökyüzü ekonomisinde de geçerli olacabilecek mi?

Bu ve benzeri kavramları son 5 yıldır tartışan maliyeciler, başlangıçta, "bire bir geçeridir" yaklaşımında idiler. Hatta vergilendirmede "şahin" uslübuyla yola çıkıp, WEB ekonomisini daha doğmadan boğazlamaya bile kalkıştılar. Bunu başaramadıklarını görünce, "acaba bizim bildiğimiz vergi teorileri sanal ortamda neden geçerli olamıyor?" sorusunu sormaya başladılar.

IQ'su düşük, yaratıcılıktan uzak ve sanal alemde gerçekte neler olup bittiğini kavrayamamış vergiciler, hala aynı soruya takılı kalmış, hayretle buradaki "vergi kaçağı"ni izlemekle meşguller. Bunların söylediği, Türkiye'nin yabancı olmadığı bir tahlil; "Eyvah, dünya ekonomisi kayıtdışına çıkıyor!" Fakat yeni ekonominin yeni kavramlarını öğrenebilen, sanal dünyadaki elektronik ticaret devrimini kavramış vergiciler, daha işe yarar çözümler üretmeye başladı bile..

Örneğin belge düzeninin farklılaşmasını farkederek, tamamen WEB ortamında geçerli yeni bir vergi teorisi ve vergilendirme pratiği arayışındalar.

Türkiye bu konuda neler yapıyor? Sanal ekonominin aktörleri, vergi kırbacından korkmalı mı? WEB Vergisi nasıl oluşacak? Maliye'de ne gibi çalışmalar yapıldı? Bunların cevabı, bir sonraki yazının konusu olacak.

seref@oguz.net